Resûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) hanımı Hazret-i Âişe'den: Resûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) en çok hoşuna giden amel, devamlı yapılan ameldi. Buharî, Rıkak
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ قَالَ دَخَلَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَسْجِدَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَعُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ يَخْطُبُ فَقَالَ عُمَرُ أَيَّةُ سَاعَةٍ هَذِهِ فَقَالَ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ انْقَلَبْتُ مِنَ السُّوقِ فَسَمِعْتُ النِّدَاءَ فَمَا زِدْتُ عَلَى أَنْ تَوَضَّأْتُ . فَقَالَ عُمَرُ وَالْوُضُوءَ أَيْضًا وَقَدْ عَلِمْتَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَأْمُرُ بِالْغُسْلِ .
Salim bin Abdullah r.a. anlatıyor: Cuma günü Hz. Ömer (r.a.) hutbe okurken ashabdan bir adam mescide girdi. Bunu gören Ömer (r.a.): «— Bu hangi saattir?» dedi. Adam: «— Ey mu'minlerin emiri, pazardan döndüm, ezanı duyunca hemen abdest alıp geldim,» deyince, Ömer (r.a.): — Demek abdest alıp geldin. Halbuki Resulullah s.a.v.'in cuma için ğusül etmeyi buyurduğunu biliyordun,» dedi. Diğer tahric: Buharî, Cum'a; Müslim, Cum'a
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " غُسْلُ يَوْمِ الْجُمُعَةِ وَاجِبٌ عَلَى كُلِّ مُحْتَلِمٍ " .
Ebu Said el-Hudri (r.a.) der ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Cuma günü ğusül etmek, buluğa eren her müslümana vaciptir» buyurdu. Diğer tahric: Buharî, Ezan; Müslim, Cum'a
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا جَاءَ أَحَدُكُمُ الْجُمُعَةَ فَلْيَغْتَسِلْ " .
Mâlik'den: Duyduğuma göre, Ömer b. Hattab mescidin bir kenarında Butayha denen özel yeri yaptıktan sonra: «Kim yüksek sesle veya gizlice bir şey konuşmak veya şiir söylemek isterse buraya çıksın.» demiş
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا قُلْتَ لِصَاحِبِكَ أَنْصِتْ وَالإِمَامُ يَخْطُبُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَقَدْ لَغَوْتَ " .
Ebu Hüreyre (r.a.) der ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Cuma günü imam hutbe okurken, yanında (konuşan) arkadaşına; «sus!» desen bile, lağv yapmış (boş konuşmuş) olursun, buyurdu.» Diğer tahric: Buhari, Cum'a; Müslim, Cum'a
Salebe b. Ebî Malik el-Kurazî anlatıyor: Hz. Ömer (r.a.)'in halifeliği zamanında Cuma günü Ömer hutbeye çıkıncaya kadar (sünnet) namazı kılıyorduk. Ömer minbere oturup, müezzinler ezana başlayınca oturup konuşuyorduk. Müezzinler susup Ömer hutbe okumaya kalkınca susuyorduk, bizden hiç kimse konuşmuyordu. îbn Şihab der ki: îmam hutbeye çıkınca namaz kılınmaz, hutbeye başlayınca susulup hutbe dinlenir
Mâlik b. Ebî Amir rivayet eder: Osman b. Affan birçok defa hutbesinde şöyle derdi: «Cuma günü imam hutbeye başlayınca susun, hutbeyi dinleyin. Susan kimse dinlemese de, dinleyen kadar sevap kazanır. Namaza kaamet edilince safları düzeltin, omuzlarınız bir hizaya gelsin. Zira safların düzgün tutulması namazın tamamındandır.» Hz. Osman, safları düzeltmek için vazifelendirdiği şahıslar gelip safların düzeltildiğini bildirmeden tekbir almazdı
Nafi der ki: Cuma günü imam hutbe okurken iki adam konuşuyordu. Abdullah b. Ömer bunları görünce çakıl taşı atmak suretiyle susmaları için onlara ihtarda bulundu
İmam Malik'e ulaşmıştır ki: Cuma günü imam hutbe okurken bir adam aksırır. Yanında oturan «Yerhamukellah» der ve bunun hükmünü Sâid b. el-Müseyyeb'e sorar. Said, hutbe okunurken caiz olmadığını söyler ve: «— Bir daha yapma.» der
Yahya related to me from Malik that he asked Ibn Shihab about talking in the jumua after the imam had come down from the mimbar but before he had said the takbir. Ibn Shihab said, "There is no harm in that
Henüz Türkçe tercümesi yok; İngilizcesi gösteriliyor.
Yahya related to me from Malik that Ibn Shihab used to say, "Some one who catches a raka of the jumua prayer should pray another one with it." Ibn Shihab said, "That is the sunna." Malik said, "I saw the people of knowledge in our city doing that. That is because the Messenger of Allah, may Allah bless him and grant him peace, said, 'Whoever catches a raka of the prayer has caught the prayer.' " Malik said, concerning some one who was in a crowd on the day of jumua and did the ruku but was not able to go into sajda until the imam had risen or finished his prayer, "If he is able to do the sajda and has already done the ruku then he should do the sajda when the people stand up. If he is unable to do thesajda until after the imam has finished the prayer, then I prefer that he begins the prayeragain and does the four rakas of dhuhr
Henüz Türkçe tercümesi yok; İngilizcesi gösteriliyor.
Malik said, "Someone who has a nosebleed on the day of jumua while the imam is giving the khutba and he leaves and does not come back until the imam has finished the prayer, should pray four rakas.'' Malik said that someone who prayed a raka with the imam on the day of jumua, then had a nosebleed and left and came back and the imam had prayed both rakas, should complete the prayer with another raka as long as he had not spoken. Malik said, "If some one has a nosebleed, or something happens to him and he has no alternative but to leave, he does not have to ask permission of the imam if he wants to leave on the day of jumua." Yahya related to me from Malik that he had asked Ibn Shihab about the word of Allah, the Majestic, the Mighty, "O you who accept, when the call is made for the prayer on the day of jumua, make haste to the remembrance of Allah."(Sura 62 ayat 9). Ibn Shihab said, ''Umar ibn al-Khattab used to recite, 'When the call is made for the prayer on the day of jumua, go to the remembrance of Allah.' " Malik said, "Making haste in the Book of Allah is only deed and action. Allah the Blessed, the Exalted, says 'and when he turns away, he acts in the land' (Sura 2 ayat 205), and He, the Exalted, said, 'and as for the one who comes to you acting with fear' (Sura 80 ayat 8), and He said, 'then he turned his back, and acted' (Sura 79 ayat 22),and He said, 'Your deeds are diverse' " (Sura 92 ayat 4). Malik said, "Thus making haste which Allah mentions in His Book is not running on the feet or exertion. It only means deed and actions
Henüz Türkçe tercümesi yok; İngilizcesi gösteriliyor.
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَكَرَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَقَالَ " فِيهِ سَاعَةٌ لاَ يُوَافِقُهَا عَبْدٌ مُسْلِمٌ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي يَسْأَلُ اللَّهَ شَيْئًا إِلاَّ أَعْطَاهُ إِيَّاهُ " . وَأَشَارَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ يُقَلِّلُهَا .
Ebu Hureyre (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Cuma gününün faziletini anlatarak buyurdular ki: «Cuma günü öyle bir an var ki müslüman bir kimse o vakitte namaz kılar, Allah'tan bir şey isterse Allah mutlaka istediği şeyi ona verir.» Resul-i Ekrem eliyle o vaktin kısa bir süre olduğuna işaret etti. Diğer tahric: Buharî, Cum'a, 11/37; Müslim, Cum'a
Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Tur-i Sina'ya gitmiştim, orada Ka'bu'l-Ahbar'a rastladım. Beraber oturduk, bana Tevrat'tan anlattı. Ben de ona Resulullah'ın hadislerini anlattım. Ona söylediğim hadislerden biri de şuydu: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Üzerine güneş doğan günlerin en hayırlısı Cuma günüdür. adem o gün yaratıldı. Cennetten o gün çıkarıldı. Tevbesi o gün kabul edildi. O gün öldü, kıyamet de o gün kopacak. Cuma günü bütün hayvanlar şafaktan güneş doğuncaya kadar acaba kıyamet kopacakmı diye korkularından kulaklarını verir dinlerler. Yalnız cinlerle insanlar bundan gafildirler. Cuma günü bir vakit vardır, müslüman bir kimse o vakitte namazda olur, Allah'tan bir dilekte bulunursa Allah mutlaka dileğini verir,» Ka'b: «— O faziletli vakit, senede bir gündür.» deyince: «— Hayır, her cuma öyle bir vakit vardır.» dedim. Bunun üzerine Kab, Tevratı okuyarak: *— Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem doğru söylemiş,» dedi. Ebu Hureyre devam ederek der ki: Oradan ayrıldıktan sonra Basra b. Ebi Basra el-Giffari'ye rastladım. Bana: «— Nereden geliyorsun?» dedi. Ben de: «— Tur(-i sina)'dan» dedim. Bunu duyunca: «—Oraya gitmeden önce sana rastlasaydım gitmezdin. Resu-lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Üç mescid’den başka yere (ziyaret maksadiyle) sefer yapılmaz: Mescidi Harama, bu mescidime ve İyliya (Kudüs) mescidine yahut Beytil Makdise.» Ebu Hureyre der ki: Daha sonra Abdullah b. Selam r.a.'a rastladım, ona Kabu'l-Ahbar'la buluştuğumu, kendisine Cuma günündeki faziletli vakti söyleyince; «O vakit senenin bir gününde olur,» dediğini anlattım. Abdullah b. Selam (r.a.): «K'ab yalan söylemiş» dedi. Ben de: «K'ab'ın, Tevratı okuduktan sonra: «Evet o hayırlı vakit her cuma günü vardır,» dediğini söyledim. Abdullah b. Selam: «K'ab doğru söylemiş,» dedikten sonra: «— o vaktin hangisi olduğunu biliyorum.» dedi. Ona: «— Onun hangi vakit olduğunu bana söyle, benden gizleme.» deyince Abdullah b. Selam: (r.a.): «— O, Cuma gününün son vaktidir,» dedi. Ben de: «— Nasıl Cuma gününün son vakti olur?» Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Müslüman bir kimse namaz kılarak o vakitte bulunursa...» buyurdu. «Dediğin vakitte ise namaz kılınmaz.» dedim. Bunun üzerine Abdullah b. Selam (r.a.): «— Resulullah: Oturup namazı bekleyen kimse namazı kılıncaya kadar namazda sayılır, demedi mi?» dedi. Ben de: «— Evet,» dedim. «— O işte böyledir.» dedi. Diğer tahric: Ebu Davud, Salat; Tirmizî, Cuma; Nesaî, Cuma
Malik derki; Yahya b. Said'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'm şu hadisini işittim: «Sizler; biri cuma günleri, diğeri de sair günler giymek üzere iki elbise edinseniz ne olur?»
Yahya related to me from Malik from Nafi that Abdullah ibn Umar would never go to jumua without wearing oil and perfume except when it was forbidden (i.e. when he was muhrim)
Henüz Türkçe tercümesi yok; İngilizcesi gösteriliyor.
Yahya related to me from Malik from Nafi from Abdullah ibn Abi Bakr ibn Hazm from whoever related it to him that Abu Hurayra used to say, "It is better for a man to pray on the surface of al Harra (a rocky area in Madina) than for him to wait until the imam stands to give the khutba and then come and step over people's necks." Malik said, "The sunna with us is that the people face the imam on the day of jumua when he intends to give the khutba, whether they are near the qibla or elsewhere
Henüz Türkçe tercümesi yok; İngilizcesi gösteriliyor.
Utbe b. Mes'ud'un torunu Ubeydullah'tan, Dahhak b. Kays, Numan b. Beşir r.a.'e, Resulullah'ın Cuma günü Cuma Suresini bitirdikten sonra hangi sureyi okuduğunu sordu. O da: «— Hel etake hadisul gaşiyeh» suresini okurdu, dedi. Diğer tahric: Müslim, Cum'a
İmam Malik, Safvan b. Süleym'den rivayet olunan «Özürsüz ve sebepsiz üç kere Cuma namazını terkeden kimsenin, Allah kalbini mühürler.» hadisi hakkında: «Resulul-lah'dan mı rivayet etti, yoksa kendi görüşü müdür, bilmiyorum» dedi. İbn Abdilber der ki: «Bu hadis, çeşitli yollarla müsneddir; ama en güzeli, Ebu'l-Ca'd ed-Damrî hadisidir.» Diğer tahric: Ebu Davud, Salat; Tirmizî, Cum'a; Nesaî, Cum'a; ibn Mace, Ebvabu İkameti's-Salat
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَطَبَ خُطْبَتَيْنِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَجَلَسَ بَيْنَهُمَا .
Cafer b. Muhammed babası Muhamıned'den rivayeten der ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Cuma günü iki hutbe okudu ve ikisi arasında oturdu. İbn Abdilber der ki: Muvatta ravileri de bu şekilde mürsel olarak rivayet etmiştir. Diğer tahric: Buhari Cum'a Îbn Ömer'den mevsul olarak nakleder. Ayrıca bkz. Müslim, Cum'a