Yahya el-Mazinî, Resulullah s.a.v.'in ashabından babası Abdullah b. Zeyd'e, «— Resulullah'ın nasıl abdest aldığını bana gösterebilir misin?» deyince Abdullah: «— Evet,» dedi ve su isteyerek elinin üzerine döktü ve burnuna üçer defa su verdikten sonra üç kere yüzünü yıkadı. Daha sonra dirseklerine kadar üçer defa kollarını yıkadı. Daha sonra da ıslak ellerini alnından arkaya doğru arkadan da alnına doğru sürerek başını meshetti. Sonra da topuklarına kadar ayaklarını yıkadı. Diğer tahric: Buhari, Vudu; Müslim, Taharet
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا تَوَضَّأَ أَحَدُكُمْ فَلْيَجْعَلْ فِي أَنْفِهِ مَاءً ثُمَّ لِيَنْثِرْ وَمَنِ اسْتَجْمَرَ فَلْيُوتِرْ " .
Ebu Hureyre r.a.'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Siz'den biri abdest aldığında burnuna su vererek iyice temizlesin. Taş ile taharetlenen taşı tek kullansın.» Diğer tahric: Buhari, Vudu; Müslim, Taharet
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ تَوَضَّأَ فَلْيَسْتَنْثِرْ وَمَنِ اسْتَجْمَرَ فَلْيُوتِرْ " .
Ebu Hureyre r.a.'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Abdest alan su ile burnunu iyi temizlesin. Taşla taharetlenen taşı tek kullansın.» buyurdu. Diğer tahric: Buharı, Vudû; Müslim, Taharet
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي بَكْرٍ، قَدْ دَخَلَ عَلَى عَائِشَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ مَاتَ سَعْدُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ فَدَعَا بِوَضُوءٍ فَقَالَتْ لَهُ عَائِشَةُ يَا عَبْدَ الرَّحْمَنِ أَسْبِغِ الْوُضُوءَ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " وَيْلٌ لِلأَعْقَابِ مِنَ النَّارِ " .
Sad b. Ebi Vakkâs öldüğü gün Ebû Bekr'in oğlu Abdurrahman, Âişe r.anha'nın yanına girdi. Abdest almak için su isteyince Âişe (r.anha): "Abdurrahman! Abdest azalarını iyice yıka. Çünkü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i : «Abdest alırken kuru kalan topuklar ateşte yanacaktır.» derken işittim.» dedi. Diğer tahric: Müslim'de (Taharet mevsûldur)
Yahya related to me from Malik from Yahya ibn Muhammad ibn Talhafrom Uthman ibn Abd ar-Rahman that his father related to him that he had heard that Umar ibn al-Khattab used to wash what was beneath his waist wrapper with water. Yahya said that Malik was asked what a man should do if, when he did wudu, he forgot and washed his face before he had rinsed his mouth, or washed his forearms before he had washed his face. He said, "If someone washes his face before rinsing his mouth, he should rinse his mouth and not wash his face again. If someone washes his forearms before his face, however, he should wash his forearms again so that he has washed them after his face. This is if he is still near the place (of wudu)." Yahya said that Malik was asked about what a man should do if he had forgotten to rinse his mouth and nose until he had prayed, and he said, "He does not have to repeat the prayer, but should rinse his mouth and nose if he wishes to do any more prayers after that
Henüz Türkçe tercümesi yok; İngilizcesi gösteriliyor.
Yahya related to me from Malik from Zayd ibn Aslam that the ayat "You who believe! When you rise for prayer wash your faces, and your arms to the elbows, and wipe over your heads and your feet up to the ankles," refers to rising from bed, meaning sleep. Yahya said that Malik said, "The situation with us is that one does not have to do wudu for a nose-bleed, or for blood, or for pus issuing from the body. One only has to do wudu for impurities which issue from the genitals or the anus, or for sleep
Henüz Türkçe tercümesi yok; İngilizcesi gösteriliyor.
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ سَلَمَةَ، - مِنْ آلِ بَنِي الأَزْرَقِ - عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ أَبِي بُرْدَةَ، - وَهُوَ مِنْ بَنِي عَبْدِ الدَّارِ - أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا نَرْكَبُ الْبَحْرَ وَنَحْمِلُ مَعَنَا الْقَلِيلَ مِنَ الْمَاءِ فَإِنْ تَوَضَّأْنَا بِهِ عَطِشْنَا أَفَنَتَوَضَّأُ بِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هُوَ الطَّهُورُ مَاؤُهُ الْحِلُّ مَيْتَتُهُ " .
Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Bir adam Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna gelerek: *—Ya Resulallah, biz denizde sefere çıkıyoruz, yanımız'a biraz su alıyoruz. Onunla abdest alsak içmeye kalmıyor. Deniz suyu ile abdest alabilir miyiz?» dedi. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: «— Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir.» buyurdu.[13] Diğer tahric: Ebu Davud, Tirmizi, Nesaî, îbn Mace. Taharet
Ka'b kızı Kebşe anlatıyor: Kayınpederim Ebu Katade bize geldi, ona abdest suyu döküyordum. O sırada bir kedi geldi, su'dan içmek istedi. Ebu Katade kedi sudan içinceye kadar kabı ona eğdirdi. Kendisine baktığımı görünce: «— Hayret mi ediyorsun yeğenim?» dedi. Ben de: «—Evet» dedim. Bunun üzerine: «— Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Kedi pis değildir. Evinizde serbest dolaşır» buyurdu, dedi. Ebu Davud, Tirmizi, Nesaî, îbn Mace. Taharet'te tahric ettiler. İmam Malik der ki; Bunda bir mahzur yok. Ancak kedinin ağzında pislik olması halinde caiz değildir
Yahya b. Abdurrahman anlatıyor İbn-i Hatib dediki: Ömer (r.a.) bir kafile ile sefere çıktı. Amr b. el-As da kafilede idi. Bir havuzun başına geldiler. Amr b. el-As havuz sahibine: «— Bu havuz'dan yırtıcı hayvanlar gelip içiyor mu? diye sorunca Ömer adam'a: «— Bu soruya cevap verme. Çünkü bu su'ya hayvanlar da gelir, biz de geliriz.» dedi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عُمَارَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أُمِّ وَلَدٍ، لإِبْرَاهِيمَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ أَنَّهَا سَأَلَتْ أُمَّ سَلَمَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ إِنِّي امْرَأَةٌ أُطِيلُ ذَيْلِي وَأَمْشِي فِي الْمَكَانِ الْقَذِرِ قَالَتْ أُمُّ سَلَمَةَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يُطَهِّرُهُ مَا بَعْدَهُ " .
Abdurrahman b. Avf oğlu İbrahim'in Ününü veledi anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'm zevcesi Ümmü Seleme'ye: «— Ben, elbisesinin etekleri uzun olan bir kadınım ve pis yerlerden geçiyorum» dediğimde, Ümmü Seleme de: «— Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Kuru ve temiz yerler, pis yerlere sürünüp kirlenen etekleri temizler» dedi.» şeklinde cevap verdi. Diğer tahric: Ebu Davud, Taharet, Tirmizî, Taharet îbn Mace, Taharet
İmâm-ı Mâlik der ki: Bize göre müstehaza namaz kılmaya başlayınca kocası onunla münasebette bulunabilir. Lohusa da böyledir. Adet günlerinin en uzun süresini bitirdikten sonra —kan görse de— kocası ile münasebette bulunabilir. Bu durumda o kadın müstehaza hükmündedir. İmâm-ı Mâlik'e göre lohusahk günlerinin en fazlası altmış gündür. Hanefilere göre ise, kırk gündür
Yahya related to me from Malik from Nafi that Abdullah ibn Umar prepared the body of one of Said ibn Zayd's sons for burial and carried it and then entered the mosque and prayed without doing wudu. Yahya said that Malik was asked whether it was necessary to do wudu because of regurgitating undigested food and he said, "No, wudu is not necessary, but the mouth should be rinsed
Henüz Türkçe tercümesi yok; İngilizcesi gösteriliyor.
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، . أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَكَلَ كَتِفَ شَاةٍ ثُمَّ صَلَّى وَلَمْ يَتَوَضَّأْ .
Abdullah b. Abbas der ki: «Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem koyun'un pişmiş ön budunu yedi. Abdestini tazelemeden namaz kıldı.» Diğer tahric: Buharı, Vudu; Müslim, Hayz
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، مَوْلَى بَنِي حَارِثَةَ عَنْ سُوَيْدِ بْنِ النُّعْمَانِ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، خَرَجَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَامَ خَيْبَرَ حَتَّى إِذَا كَانُوا بِالصَّهْبَاءِ - وَهِيَ مِنْ أَدْنَى خَيْبَرَ - نَزَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى الْعَصْرَ ثُمَّ دَعَا بِالأَزْوَادِ فَلَمْ يُؤْتَ إِلاَّ بِالسَّوِيقِ فَأَمَرَ بِهِ فَثُرِّيَ فَأَكَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَكَلْنَا ثُمَّ قَامَ إِلَى الْمَغْرِبِ فَمَضْمَضَ وَمَضْمَضْنَا ثُمَّ صَلَّى وَلَمْ يَتَوَضَّأْ .
Suveyd b. Nu'man anlatıyor: Hayber Savaşı senesinde Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber çıkmıştım. Hayber'e yakın «Sahba» denilen yere varınca Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem devesinden indi, ikindi namazını kıldırdı. Daha sonra azıkları istedi, yalnız kavud getirdiler. Emretti, kavutu çorba yaptılar. Resulallah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yedi, biz de yedik. Daha sonra da akşam namazına kalktı, mazmaza yaptı, biz de mazmaza yaptık, sonra da abdestini tazelemeden namazı kıldırdı. Diğer tahric: Buhari, Vudu
Abdullah b. Hudeyr oğlu Rebîa der ki: Ömer radiyallahu anh ile birlikte akşam yemeği yedim, yemekten sonra namazı kıldı, yeniden abdest almadı. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
Eban b. Osman der ki: Osman b. Affan (r.a.) ekmek ve et yedikten sonra mazmaza yaptı (ağzını yıkadı), ellerini yıkadı ve elleriyle yüzünü sıvazladı. Daha sonra da namaz kıldı, fakat yeniden abdest almadı
İmam Malik'e Ali b. Ebî Talib ve Abdullah b. Abbas (r.a.)'ın ateşte pişen şeyi yedikten sonra yeniden abdest almadıkları rivayet olundu. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
Yahya b. Said, Abdullah b. Amr b. Rebîa'ya: «— Bir adam namaz kılmak için abdest aldıktan sonra ateşte pişen bir yemeği yese tekrar abdest alması gerekir mi?» diye sordu. Abdullah da: «— Babamı gördüm, abdest aldıktan sonra ateşte pişen yemeği yiyor, tekrar abdest almıyordu.» diye cevap verdi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
Ebu Nuaym Vehb bin Keysan Cabir b. Abdullah (r.a.) el-Ensarî der ki: Ebu Bekir es-Sıddık (r.a.)'ı gördüm. Et yedikten sonra yeniden abdest almadan namaz kıldı. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دُعِيَ لِطَعَامٍ فَقُرِّبَ إِلَيْهِ خُبْزٌ وَلَحْمٌ فَأَكَلَ مِنْهُ ثُمَّ تَوَضَّأَ وَصَلَّى ثُمَّ أُتِيَ بِفَضْلِ ذَلِكَ الطَّعَامِ فَأَكَلَ مِنْهُ ثُمَّ صَلَّى وَلَمْ يَتَوَضَّأْ .
Muhammed b. el-Munkedir (r.a.) anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yemeğe davet edilmişti. Kendisine et ve ekmek getirildi. Bunlardan yedikten sonra abdest aldı, namaz kıldı. Daha sonra yemeğin kalan kısmını getirdiler, ondan yedikten sonra yeniden abdest almadan namaz kıldı. Hadis mürseldir. Ebu Davud Tahare'de Cabir'den -mevsul olarak- rivayet etmiştir. Ayrıca bkz. Tirmizî, Taharet
Abdurrahman b. Zeyd el-Ensarî anlatıyor: Enes b. Malik, Irak'tan gelmişti. Ebu Talha ve Ubey b. Ka'b yanına gittiler, Enes onlara ateşte pişmiş yemek çıkardı, yediler. Yemekten sonra Enes kalkıp abdest alınca, Ebu Talha ve Ubey b. Ka*b: «Bu da ne Enes? Yoksa Iraklıların adeti mi?» deyince, Enes: «Keşke yapmasaydım,» dedi. Ebu Talha ve Ubey b. Ka'b kalktılar, yeniden abdest almadan namaz kıldılar. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ عَنْ الاِسْتِطَابَةِ فَقَالَ " أَوَلاَ يَجِدُ أَحَدُكُمْ ثَلاَثَةَ أَحْجَارٍ " .
Hişam bin Urve babası Urve (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e îstincayı sorduklarında: «Üç taş bulamaz mısınız?» diye cevap verdi. Ebu Davud (Taharet), Hz. Aişe'den mevsul olarak rivayet eder; Tirmizî, Taharet; Nesai, Tahara
Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem mezarlığa gittiğinde «Esselamu aleykum ey mezarlıkta yatan mu'minler! Allah dilerse biz de sizlere kavuşacağız.» dedi ve devamla «kardeşlerimizi görmeyi çok isterdim,» «—Ya Resulallah! Biz kardeşlerin değil miyiz?» dediler. Resulullah: «—Hayır, sizler aynı zamanda ashabımsınız. Kardeşlerim henüz gelmediler. Ben onları (ahirette) havz'ın başında bekliyeceğim.» buyurdu. Ashab-ı Kiram: «— Ya Resulallah, ümmetinden senden sonra gelecekleri nasıl tanıyacaksın?» deyince: «—Söyleyin! Bir adamın siyah atları arasında alnı ve üç ayağı beyaz bir atı olsa onu tanımaz mı?» dedi. Onlar: «—Evet Ya Resulallah!» diye cevap verdiler. Nebi s.a.v.: Onlar Kevser havuzunun başından kaybolmuş sahipsiz develer gibi kovulmazlar. Ben onlara: "Dikkat kardeşlerim gelin buraya, gelin buraya, gelin buraya diye seslenirim de; o sırada: "Onlar senin dininde ne bidatlar ortaya çıkardılar, sünnetini de terk ettiler" denilir. Ben de: "Öyleyse onlar benden uzak olsunlar, onlar benden uzak olsunlar onlar benden uzak olsunlar" derim." Müslim Taharet MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Osman (r.a)'ın azadlı kölelerinden Humran şöyle anlatır. Osman evinin yakınındaki bir taş üzerinde oturuyordu. O sırada müezzin gelip ikindi namazının vaktini haber verince su istedi. Abdest aldı sonra şöyle dedi: "Eğer Allah'ın kitabındaki Bakara suresi 159 ve 160. ayetler olmasaydı Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dan işittiğim şu hadisi size söylemezdim. Sonra şöyle devam etti: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dan şöyle buyururken işittim: "Her kim güzelce abdestini alır, sonra da namazını kılarsa o namazı ile diğer kılacağı namaz arasındaki günahları affedilir." Malik der ki: "Zannedersem Osman'ın kasdettiği ayet Hud suresi 114. ayetidir. "Gündüzün başında ve sonunda, bir de gecenin erken saatlerinde, namaz kılmaya devamlı ve duyarlı ol. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Allah'ı hatırında tutanlar için bir öğüt ve hatırlatmadır bu." Diğer tahric: Buharı, Vudu'; Müslim, Tahara
Abdullah el-Sunabihi (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Mu'min bir kimse abdest alırken mazmaza edince (ağzını yıkayınca) ağzından günahları çıkar. Burnunu yıkayınca da burnundan günahları çıkar. Yüzünü yıkayınca, yüzünden ve hatta gözkapaklarının altından günahları çıkar. Ellerini yıkadığı vakit ellerinden günahları dökülür çikar. Başını mesh edince başından, hatta kulaklarından günahları çıkar. Ayaklarını yıkayınca da ayaklarından, hatta ayak tırnaklarının altından günahları çıkar. Daha sonra mescide gidip namaz kılışı ecrini ve günahların affını arttırır.»
Ebu Hureyre (r.a.)'dediki, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Bir müslüman -yahut bir mu'min- abdest alırken yüzünü yıkayınca yüzünden akan su ile beraber gözleri ile işlediği bütün günahları dökülür. Ellerini yıkadığı zaman, elleri ile işlemiş olduğu günahları su ile beraber ellerinden dökülür. Ayaklarını yıkayınca, ayakları ile giderek işlediği günahları su ile beraber çıkar. Böylece bütün günahlarından temizlenmiş olur.» Diğer tahric: Buhari, Vudu; Müslim, Fedail
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّهُ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَحَانَتْ صَلاَةُ الْعَصْرِ فَالْتَمَسَ النَّاسُ وَضُوءًا فَلَمْ يَجِدُوهُ فَأُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِوَضُوءٍ فِي إِنَاءٍ فَوَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ذَلِكَ الإِنَاءِ يَدَهُ ثُمَّ أَمَرَ النَّاسَ يَتَوَضَّئُونَ مِنْهُ - قَالَ أَنَسٌ - فَرَأَيْتُ الْمَاءَ يَنْبُعُ مِنْ تَحْتِ أَصَابِعِهِ فَتَوَضَّأَ النَّاسُ حَتَّى تَوَضَّئُوا مِنْ عِنْدِ آخِرِهِمْ .
Enes b. Malik (r.a.) der ki: Bir gün ikindi namazı yaklaşmıştı, insanlar abdest almak için su arıyorlar, bulamıyorlardı. O sırada Resulullah'a bir kapta su getirdiler. Hz.Nebi elini kabın içine koydu, sonra ashabına o kaptan abdest almalarını emretti. Enes der ki: Suyu görüyordum, Resul-i Ekrem'in parmaklarının arasından kaynıyordu. Bütün insanlar ondan abdest aldılar
Ebu Hureyre (r.a.) der ki: Bir kimse güzelce abdest aldıktan sonra namaza çıkarsa (mescide gidinceye kadar), o kimse namazda sayılır. Her iki adımının biriyle bir sevap kazanır, diğeriyle bir günahı affolur. Sizden herhangi biriniz kamet edildiğini işitince koşmasın. Çünkü en çok sevap kazanan, evi camiden en uzak olanmızdır. Dinleyenler: «— Niçin Ey Ebu Hureyre?» deyince, Ebu Hureyre (r.a.); «daha çok adım atıldığı için», diye cevap verdi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
Yahya b. Saîd'den: Saîd b. el-Müseyyeb'e büyük abdestten sonra su ile taharetlenmenin hükmü sorulunca: «O, ancak kadınların taharetlenmesidir.» diye cevap verdi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var. Said b. el-Müseyyeb bu sözüyle, erkeklerin taşla silinmeleri kafidir, demek istiyor. Fakat İmam Malik ve birçok ulema bu görüşte değildirler. Yani erkek olsun, kadın olsun mecbur kalmadıkça, su ile temizlenmelidirler
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا شَرِبَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Köpek herhangi birinizin kabından su içer veya bir şey yerse, o kabı yedi kez yıkasın» buyurdu.[38] Diğer tahric: Buharî, Vudu; Müslim, Taharet
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " اسْتَقِيمُوا وَلَنْ تُحْصُوا وَاعْمَلُوا وَخَيْرُ أَعْمَالِكُمُ الصَّلاَةُ وَلاَ يُحَافِظُ عَلَى الْوُضُوءِ إِلاَّ مُؤْمِنٌ " .
İmam Malik'e şu hadis rivayet edildi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Doğru ve dürüst yaşayın. Her şeyi yapamazsınız. İyi ve yararlı ameller işleyin. Amellerinizin en hayırlısı namazdır. Abdesti ancak kamil mu'min muhafaza edebilir.* Diğer tahric: İbn-i Mace tahare Bu, mürsel bir hadistir. İbn Abdilber, et-Takassî'de der ki: "Sevban'ın Nebi (s.a.v.)'den sahîh yollarla rivayetiyle, müsned ve muttasıl olur. İbn Mace (Taharet) tarafından da rivayet edilir
imam Malik'e rivayet edilen hadiste, Cabir b. Abdullah el-Ensari (r.a.)'e: «— Sarığın üzerine mesh edilir mi?» diye sorduklarında, Cabir; «— Su ile saçlar mesh edilmeden, caiz olmaz.» diye cevap verdi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
Yahya related to me from Malik from Nafi that she saw Safiyya bint Abi Ubayd, the wife of Abdullah ibn 'Umar, take off her head- covering and wipe her head with water. Nafi was a child at the time. Malik was asked about a man who did wudu but forgot to wipe his head until the water had dried. He said, "I consider that he should wipe his head and then repeat the prayer if he has already performed it." Malik was asked about a man who did wudu but forgot to wipe his head until the water had dried. He said, "I consider that he should wipe his head and then repeat the prayer if he has already performed it
Henüz Türkçe tercümesi yok; İngilizcesi gösteriliyor.
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ زِيَادٍ، مِنْ وَلَدِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ عَنْ أَبِيهِ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَهَبَ لِحَاجَتِهِ فِي غَزْوَةِ تَبُوكَ - قَالَ الْمُغِيرَةُ - فَذَهَبْتُ مَعَهُ بِمَاءٍ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَكَبْتُ عَلَيْهِ الْمَاءَ فَغَسَلَ وَجْهَهُ ثُمَّ ذَهَبَ يُخْرِجُ يَدَيْهِ مِنْ كُمَّىْ جُبَّتِهِ فَلَمْ يَسْتَطِعْ مِنْ ضِيقِ كُمَّىِ الْجُبَّةِ فَأَخْرَجَهُمَا مِنْ تَحْتِ الْجُبَّةِ فَغَسَلَ يَدَيْهِ وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ وَمَسَحَ عَلَى الْخُفَّيْنِ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَوْفٍ يَؤُمُّهُمْ وَقَدْ صَلَّى بِهِمْ رَكْعَةً فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الرَّكْعَةَ الَّتِي بَقِيَتْ عَلَيْهِمْ فَفَزِعَ النَّاسُ فَلَمَّا قَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَحْسَنْتُمْ " .
Mugîre b. Şu'be (r.a.) anlatıyor: Tebuk Savaşında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem abdest bozmak için gitti. Ben de abdest suyunu hazırladım. Gelince ellerine su döktüm, yüzünü yıkadı. Kollarını yıkamak için cübbesinin kollarını sıvamak istedi. Dar olduğu için kollarını sıvayamayınca, ellerini cübbenin kollarından çıkardı. Kollarını dirseklerine kadar yıkadı. Sonra başına ve ayağındaki mestlerin üzerine mesh etti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz kılmaya geldiğinde, Abdurrahman b. Avf cemaate imam olmuş, namazın bir rek'atini kıîdırmıştı. Resulü Ekrem kalan bir rek'atini cemaatle kıldı. Abdurrahman selam verince, cemaat telaşlandı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namazı bitirdikten sonra ashabına dönerek: «İyi yaptınız,» dedi.[41] Diğer tahric: Buhari, Meğazî; Müslim, Salat