Muaz b. Cebel'den: Savaş iki türlüdür. Birinde en kıymetli mallar feda edilir, arkadaşlar birbirine yardım ederler, kumandanlara itaat edilir ve bozgunculuktan kaçılır. îşte bu türlü bir savaş baştan sona hayırlıdır. İkinci tür savaşta ise en kıymetli mallar harcanmaz. Arkadaşlar birbirlerine yardımcı olmazlar, kumandanlara itaat edilmez ve bozgunculuk yapmaktan kaçınılmaz. İşte bu çeşit savaşa katılanlar tatminkar bir şekilde geri dönemezler. Bu hadis, mevkuftur. Muaz'dan merfu' olarak da rivayet edilmiştir. Ebu Davud, Cihad; Nesaî, Cihad
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الْخَيْلُ فِي نَوَاصِيهَا الْخَيْرُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ " .
Abdullah b. Ömer'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Hayır kıyamete kadar at'ın alnındadır.» Diğer tahric: Buhari, Cihad ve's-Siyer; Müslim, İmaret
Abdullah b. Ömer'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hafya ile Senîyyetülveda arasında besili atlara koşu yaptırdı. Besili olmayan atlar arasında ise Seniyye ile Beni Züreyk Mescidi arasında koşu yaptırdı. Abdullah b. Ömer de bu koşuya katılanlardandı
Said b. Müseyyeb'den: At yarışlarına ödül koymanın bir mahzuru yoktur. Yarışa katılan müsabıklardan yarışı kazanan bu ödülü alır, kazanamayan ise hiç birşey almaz. Diğer tahric: Buhari, Salat, 8/41; Müslim, İmaret
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رُئِيَ وَهُوَ يَمْسَحُ وَجْهَ فَرَسِهِ بِرِدَائِهِ فَسُئِلَ عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ " إِنِّي عُوتِبْتُ اللَّيْلَةَ فِي الْخَيْلِ " .
Yahya b. Saîd'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i, ridası ile atının yüzünü silerken gördüler. Niçin böyle yaptığı sorulduğunda: «— Bu .gece at konusunda dikkatim çekildi» buyurdu. Mürseldir. îbn abdilber, Ubeydullah b. Amr el-Fihrî-Malik-Yahya-Enes yoluyla, mevsul olarak rivayet etmiştir
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ خَرَجَ إِلَى خَيْبَرَ أَتَاهَا لَيْلاً وَكَانَ إِذَا أَتَى قَوْمًا بِلَيْلٍ لَمْ يُغِرْ حَتَّى يُصْبِحَ فَخَرَجَتْ يَهُودُ بِمَسَاحِيهِمْ وَمَكَاتِلِهِمْ فَلَمَّا رَأَوْهُ قَالُوا مُحَمَّدٌ وَاللَّهِ مُحَمَّدٌ وَالْخَمِيسُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُ أَكْبَرُ خَرِبَتْ خَيْبَرُ إِنَّا إِذَا نَزَلْنَا بِسَاحَةِ قَوْمٍ فَسَاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَرِينَ " .
Enes b. Malik'ten: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Haybere gitmek için yola çıktı. Gece oraya vardı. Bir kabileye saldıracağı zaman sabaha kadar hiç hücuma geçmezdi. Burada da sabah olunca yahudiler çapa ve sepetlerini alarak evlerinden çıktılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i görünce: «— Muhamnıed! Vallahi o! Muhammed ve ordusu» diye telaşlandılar. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Allahu ekber, Hayber harab oldu. Biz bir kabilenin önüne konakladığımız zaman, azabla korkutulanların sabahı ne kötü oluyor» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Cihad; Müslim, cihad ve's-Siyer
Ebu Hureyre'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Kim Allah yolunda iki şey verirse, ona cennetten: «— Ey Allah'ın kulu burası senin için daha hayırlıdır.» diye nida edilir. Namaza düşkün olanlar namaz kapısından, cihada düşkün olanlar cihat kapısından, sadakaya düşkün olanlar sadaka kapasından, oruca düşkün olanlar Reyyan kapısından çağırılırlar.» Bunu duyan Hz. Ebu Bekr: «— Ya Resulallah! Bir kimsenin bu kapılardan sadece birinden çağrılması zaruri midir? Bu kapıların hepsinden birden çağrılacak kimse var mı?» diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Evet olacak, umarım ki, sen de onlardan birisindir» diye mukabelede bulundu karşılık verdi. Diğer tahric: Buhari, Savm; Müslim, Zekat
Malik was asked whether, when an imam had accepted jizya from a people and they gave it, he thought that the land of one of them who surrendered belonged to him or whether his land and property belonged to the Muslims. Malik said, "That varies. As for the people of peace, if one of them surrenders, then he is entitled to his land and property. As for the people of force who use force, if one of them surrenders, his land and property belong to the Muslims because the people of force are overcome in their towns, and it becomes booty for the Muslims. As for the people of peace, their property and selves are protected so that they make peace for them. Only what they have made peace for is obliged of them." Yahya related to me from Malik from Abd ar-Rahman ibn Abi Sasaca that he had heard that Amr ibn al-Jamuh al-Ansari and Abdullah ibn Umar al-Ansari, both of the tribe of Banu Salami, had their grave uncovered by a flood. Their grave was part of what was left after the flood. They were in the same grave, and they were among those martyred at Uhud. They were dug up so that they might be moved. They were found unchanged. It was as if they had died only the day before. One of them had been wounded, and he had put his hand over his wound and had been buried like that. His hand was pulled away from his wound and released, and it returned to where it had been. It was forty-six years between Uhud and the day they were dug up. Malik said, "There is no harm in burying two or three men in the same grave due to necessity. The oldest one is put next to the qibla
Henüz Türkçe tercümesi yok; İngilizcesi gösteriliyor.
Rebia b. Ebî Abdurrahman'dan: Hz. Ebu Bekr'e Bahreyn'den biraz mal gelmişti. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekr: «— Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kime bir sözü, bir va'di varsa gelsin!.» dedi. Cabir b. Abdullah geldi, Hz. Ebu Bekr ona üç tutam yiyecek verdi. Ebu Ömer der ki: "Muvatta ravilerinin ittifakıyla munkati' dır. Cabir'den, sahih yollarla muttasıldır." Buhari, Kefalet; Müslim,Fedail